Evlilik hepimiz için mutlu anların çok daha fazla olacağını ümit ettiğimiz bir yaşam yolculuğudur. Hiçbirimiz mutsuz olduğumuz, sürekli gergin ve tetikte hissedeceğimiz bir evliliği tercih etmeyiz. Fakat kişisel farklılıklar ve beklentiler bazen o kadar zorlayıcı bir hale bürünür ki tercih etmediğimiz bir sürecin içinde kapana kısılmış gibi hissederiz zaman zaman. Git gide daha da yalnızlaştığımız, sınırlandırıldığımızı düşündüğümüz böyle zamanlarda çıkış yolları ararken çıkmaz olduğunu düşündüğümüz sokaklara düşer bazen yollarımız. Genellikle bu çıkmaz sokaklara çözüme kavuşturamadığımız tartışmalarımız ve birikmiş olumsuz yaşantılarımız sürükler bizleri. Fakat gün gelir bir umut belirir yüreğimizde, tekrar savaşma gücü buluruz kendimizde. O noktada fark ederiz çoğu iletişim biçimde sadece mutluluğun söz konusu olmadığı gibi, hiçbir ilişkiyi de sadece tartışma ve kavgalarla tanımlayamayacağımızı.

Bu noktada belirtmek gerekir ki evlilikte hiç tartışma olmayacağı tabusu doğru değildir. Sağlıklı bir evlilikte paylaşım ve mutlu anıların yer alması kadar tartışmalarda yer almalıdır. Birbirimizi ancak mümkün olduğunca kırmadan tartışmayı başarabildiğimiz sürece doğru tanıyabiliriz. Tartışmalar, kişilerin birbirlerinin sınırlarını ve önceliklerini tanımalarına yardımcı olan araçlardır. Aynı zamanda karşımızdaki insanın farklılıklarını keşfetme şansı yakalayabileceğimiz fırsatlardır. Bu fırsatlar, yıkıcı olmadığı sürece özel bir yere sahip olmakla birlikte, uzun süreli ve çözümlenmeyen bir duruma geldiğinde ilişkiyi olumsuz etkileyebilir ve bazen baş etmekte güçlük çektiğimiz yaralar açabilir. Burada tartışmayı zararlı kılan tartışmanın kendisi değil, ona yüklediğimiz anlam, tartışmalardan beklentilerimiz ve başlatırken bizi harekete geçiren olumsuz içerikli niyetlerimizdir.

Peki evlilik içerisinde tartışmayı nasıl sağlıklı hale getirebiliriz, gerçekten mümkün mü yaptığımız tartışmaların çözüm bulması. Bu noktada dikkat etmeniz gereken en temel ihtiyaç evliliğinizdeki barış sağladığınız anların, çözümsüz kalan anlarınızdan daha fazla olması gerektiğidir. Eğer hayatımızda umudumuzu kıran zamanlar mevcutsa bunun üstesinden gelmemize en çok yardımcı olan durumlar genellikle umudumuzu besleyen durumların da varlığını devam ettirebiliyor olmasıdır. Bu noktada olumlu anların değerini bilmek önemlidir.

Tartışmalarınızın sağlıklı olabilmesi için dikkat etmenizin fayda sağlayacağı noktalar;

Tartışmaya başlamadan önce öfkenizin dinmesini bekleyin. Bu, yaşadığınız olayı daha sağlıklı ve çözüm odaklı değerlendirebilecek kadar sağduyulu davranabilmenizi sağlayacaktır. Yaşadığınız olumsuz durumları sıcağı sıcağına ele almaya çalıştığınızda kendinizi ve duygularınızı denetim altında tutmak çok daha zorlayıcı olabilir. Biraz zaman tanımak kendi yaşadığınız bir sorunu ya da eşinizin yaşadığı bir durumu geçiştirmek ve yok saymak değildir. Daha çok olayın soğuması ve konuşmaya uygun bir zemin oluşturulması hedeflenerek yapıldığında fayda sağlayacaktır.

Tartışmaya hazır olduğunuzu hissettiğinizde karşınızdakini suçlamadan, yaşadığınız süreci nasıl çözümleyebileceğinizi konuşmak daha uygun bir zemin oluşturur. Bu süre zarfında kimin haklı olduğunu bulmak çoğu zaman çiftlerin düştüğü hatalardan biri olmaktadır. Zira kimin haklı olduğu sorunu ortadan kaldırmamakla birlikte özür beklentisi üzerine kurulur. Oysa ki sağlıklı tartışmalarda birinin haksızlığını kabul edip sindirilmesinde değil daha çok yaşanılan sorunun ne gibi yaralar açabileceğini ve benzer durumlarda aynı yarayı alamamayı hedeflediğimizde daha kalıcı yarar sağlamaktadır.

Bir diğer durum çiftlerin var olan gerçek sorunu konuşmak yerine bu konuyu örten daha temelsiz sorunları ele alarak birbirlerini yorma eğilimleridir. Örneğin bir arkadaşınızın yanında sizi kırıcı şekilde eleştiren eşinize kızıp, bu durumu ele almak yerine akşam neden çoraplarını yere attığı için tartışıyorsanız bu kırgınlığınızı çözmeyip sadece öfkenizin acısını çıkardığınız anlamına gelir. Bu gibi durumların sık yaşanıyor olması eşinizin sizi anlamamasına neden olduğu gibi sizin de kendinizi ilişki içerisinde yalnız kalmış ve anlaşılmamış hissetmenize neden olabilir.

Yıkıcı tartışmalar sık yaşanmaya başladığında kişileri evlilik içerisinde mutsuzluğa ve baskı altında hissetmeye iter. Evlilik tek başına yaşanan bir süreç olmadığından bu gibi problemler yaşandığında kişilerin çözüm arayışına girmeleri ve duygularını birbirlerine ifade edebilmeleri çözüm aşamasında önemli bir role sahiptir. Bazen bu çözüm aşaması çiftlerin tek başlarına üstesinden gelmekte zorlandıkları bir süreç haline gelir. Bu noktada çift terapisine başvurmak daha sağlıklı bir iletişim ve tartışma becerisi geliştirmelerine yardımcı olur.

 

Uzm. Psk. Sema Tekin